Keyif Dünyasi Ana Sayfa
Hakkımızda | Sipariş ve Teslimat | Sık Sorulan Sorular | Gizlilik Sözleşmesi | Bize Ulaşın | İş Birliği (B2B)
Hesabınız | Sepetiniz | Üye Ol! 


8. Organik Tarımla İlgili Kurum ve Kuruluşlar / 9. Organik Gıda Dışı Ürünler
Güncelleme Tarihi: 05/02/2007
Organik tarım faaliyetleri ülkemizde Tarım ve Köy İşleri Bakanlığının yetkisi dahilinde yürürlüğe giren yönetmelik ve kurallar ile yapılmaktadır.

<<< Önceki bölüm

8. Organik Tarımla İlgili Kurum ve Kuruluşlar

Organik tarım faaliyetleri ülkemizde Tarım ve Köy İşleri Bakanlığının yetkisi dahilinde yürürlüğe giren yönetmelik ve kurallar ile yapılmaktadır. Organik tarım faaliyetleri, kontrol ve sertifikasyon çalışmaları 2002 yılında yürürlüğe giren tüzük ile belirlenen çerçevede yapılabilmektedir. Öncelikle bu tüzükte belirtildiği üzere Organik Tarım Ulusal Yönlendirme Komitesi; Bakanlık Tarımsal Üretim ve Geliştirme Genel Müdürü  başkanlığında, Devlet Planlama Teşkilatı Müsteşarlığı, Dış Ticaret Müsteşarlığı, Gümrük Müsteşarlığı, Sanayi ve Ticaret Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı,  Çevre ve Orman Bakanlığı, İhracatı Geliştirme Etüt Merkezi, TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası, Veteriner Hekimleri Birliği Merkez Konseyi, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği, Türk Ziraat Yüksek Mühendisleri Birliği Derneği, Türkiye Ziraat Odaları Birliği, İhracatçı Birlikleri, sivil toplum örgütleri ile Komitenin toplantı gündemiyle ilgili görüşlerinin alınmasında yarar gördüğü kurum ve kuruluşların temsilcilerinden oluşur.

 Diğer yandan Organik Tarım Komitesi (OTK); Bakanlık  Tarımsal Üretim ve Geliştirme Genel Müdürlüğü başkanlığında; Koruma ve Kontrol Genel Müdürlüğü, Tarımsal Araştırmalar Genel Müdürlüğü, Teşkilatlanma ve Destekleme Genel Müdürlüğü, Araştırma Planlama ve Koordinasyon Kurulu Başkanlığı, Dış İlişkiler ve Avrupa Topluluğu Koordinasyon Dairesi Başkanlığı  tarafından görevlendirilecek temsilcilerinden oluşur. Komite üye sayısı ile yukarıda adı belirtilen   kuruluşlardan  komiteye alınacak üye sayısını Tarımsal Üretim ve Geliştirme Genel Müdürlüğü belirler.   Komite başkanlığı ve sekreteryası, Tarımsal Üretim ve Geliştirme Genel Müdürlüğü tarafından belirlenen   Daire Başkanlığınca yürütülür.

9. Organik Gıda Dışı Ürünler ve Öneriler 

Organik tarım ya da organik ürün denildiği zaman öncelikle yaş meyve ve sebzeler ile çeşitli gıda maddeleri akla gelmektedir. Ülkemizde organik tarımın başlangıcı kurutulmuş meyvelere olan ithalat talebi ile olmuştur. Ancak bununla birlikte son on yıldır organik ürün çeşitliliği büyük bir hızla artmış, gıda dışı ürünler de üretilmeye ve pazardaki yerlerini almaya başlamıştır.

Üretimde kullanılan kimyasalların insan ve çevre sağlığını olumsuz etkilemesi sonucu doğan tepkiler bir süre sonra insanların yaşam tarzlarını ve yaşam felsefelerini de değiştirmeye başlamıştır. Değişen bu anlayış, tüketicilerin başta giysilerinin de organik yöntemlerle üretilmiş olmasını, sonrasında ev eşyalarının çevreye duyarlı ve sağlıklı malzemeler ile üretilmiş olmasını ister duruma gelmiştir. Diğer yandan günlük yaşamın vazgeçilmez ürünleri arasında yer alan temizlik ve kozmetik ürünlerinin aynı şekilde üretilmiş olmasını, kısacası tüketim mallarının tamamının organik olmasını tercih eder duruma gelmiştir. Bu da üretimde ve tüketimde karşımıza farklı bir ürün profili olarak çıkmaktadır.

 Bilindiği üzere ülkemizde organik üretim projeleri geleneksel ürünlerimizden; kuru üzüm, kuru incir, kuru kayısı, fındık, vb. ürünlerin ithalat talebi ile başlamıştır. Söz konusu firmalar dünyanın bir çok ülkesinde yetişmekte olan ve yıllardır bu ülkelerden ithal etmekte oldukları ürünlerin ayni ülkelerde organik olarak yetişmesini sağladıkları için Türkiye’nin organik ürün çeşitliliği başlangıçta tamamı gıda ürünü olan, sınırlı sayıda, kuru ve kurutulmuş ürünlerimizden oluşa gelmiştir.

 Ülkemizde gıda dışı organik ürünler arasında en fazla üretilen ürün olan organik pamuğun ilk sertifikalı üretimi, 1989 yılında Hollanda merkezli Bo Weevil B.V. firması tarafından münavebe bitkisi olarak değil, ana ürün olarak gerçekleştirilmiştir. Bu üretim kendi alanında Avrupa’da ilk olmuştur. Söz konusu pamuk yine Türkiye’de tekstil ürünlerine işlenmiş ve özellikle tişört olarak Avrupa pazarına sunulmuştur. Ayrıca organik hidrofil pamuk ve iplik üretimi de yapılmaktadır. Pamuk yanında gül kurusu, gül yağı, gül suyu, lavanta yağı gibi kozmetikte kullanılan ürünler, ilaç üretiminde kullanılan tıbbi ve aromatik bitkiler de organik olarak üretilip işlenmektedir. Günümüzde gıda dışı ürün olarak yukarıda bahsedilen ürünlerin ülkemizde üretim ve ihracatı büyük tonajlarda olmamakla birlikte devam etmektedir.

 Ülkemizin organik tarımda aldığı yola karşın sosyo-ekonomik yapısı değerlendirildiğinde, gıda dışı ürünlerin üretim çeşitliliği gelişmiş ülkelerdeki tüketim potansiyeline karşın farklılık arz etmektedir. Özellikle Batı Avrupa, Kuzey Amerika, Japonya, Yeni Zelanda, Avustralya, İskandinav ülkeleri gibi gelişmiş ülkelerde organik ürün tüketimde bir bütünlük izlenmekte, gıda dışı ürünlerin tüketim miktarının gıda ürünlerinin tüketim miktarı yanında ciddi bir boyutta olduğu görülmektedir. Bu durum bir çok firmanın üretim ve pazarlama ağının tamamını ya da belirli bir bölümünü gıda dışı ürünlere tahsis etmeye yöneltmiştir. Örneğin Danimarka’da kurulu olan ve bütün İskandinav pazarına mal üretmekte ve satmakta olan Urtekram A/S isimli şirket pazara organik gıda ürünleri ile girmiş ancak şu an özellikle kozmetik ve temizlik ürünleri konusunda çalışmalarını yürütmekte ve sabundan şampuana, temizlik ürünlerinden kreme kadar bir çok ürünü organik olarak üretip pazarlamaktadır.

 Gıda dışı ürünlerin çeşitlilik ve miktar açısından dünyada geldiği noktayı Almanya’da Nürnberg şehrinde her yıl düzenlenen ve bu konuda en büyük fuar olan “BIOFACH organik ürünler fuarı”nda görmekteyiz. Fuara 1995 yılında 600’ den fazla kuruluş katılmışken 2001 yılında 62 ülkeden 1500’ den fazla kuruluşun katılması organik ürünlerin ticari anlamda ne boyutlara geldiğini daha iyi ortaya koymaktadır. Söz konusu fuarda yer alan firmaların ilgi alanları itibarıyla çok büyük çeşitlilik arz etmeleri bize üretimin planlaması açısından bazı ip uçları vermektedir. Bu fuarda sergilenen ürün yelpazesi içinde organik ahşap mobilyadan, organik tuvalet kağıdına, organik çocuk oyuncaklarından, organik kozmetik ürünlerine, organik inşaat malzemelerinden, organik ev tekstiline, organik büro malzemelerinden, organik giysilere, organik iç ve dış mekan süs bitkilerinden, organik kesme çiçeğe, organik deri ayakkabı-çantadan, organik sağlık ürünleri gibi birçok farklı, gıda dışı ürün yer almaktadır.

 Bu tablo ülkemiz açısından değerlendirildiğinde, iç pazar oluşumunun ciddi bir gelişim süreci içerisinde olduğu şu dönemde, ihracatta yeni pazarlar yaratması muhtemel ve tüketimi çok az olan bazı tıbbi ve aromatik bitkileri, tekstil ürünlerini veya bazı baklagilleri alternatif olarak görmek yanlış olacaktır. Bu ürünlerin pazar payları yadsınamaz ancak özellikle yaş meyve-sebze üretimi ve tüketimi iç piyasa açısından çok önem taşımaktadır. Bununla beraber bir çok Avrupa ülkesinde tüketiciler, sayılan temel ürünlerden birkaçını kullanmaları durumunda kendilerini organik yaşam içerisinde olan bir tüketici olarak görmemekte, tükettiği bütün ürünlerin hemen tamamını (mobilya, eşya, tekstil, alet, temizlik, kozmetik, vb.) organik olarak elde edip tüketmeye veya kullanmaya çalışmaktadır. Bu durumda Türkiye’den ihraç edilen organik ürünler de onun tüketimi içerisinde küçük bir tamamlayıcı olmaktan çıkmalı arz açığını kapatacak projeler gündeme alınmalıdır.

 Burada, günümüz koşullarında ülkemiz organik üretiminin ihracata dayalı olduğu gerçeği yadsınamaz. Bu durum içinde ihracatta ihtiyaç duyulan ürünlerin pazara sunulması durumunda daha yüksek kar elde edileceği kesindir. Ancak bu noktada bazı ticari anlaşmazlıkların olması ihtimalinin göz ardı edilmemesi gereklidir.

 Sonuç olarak; insanların hediyelik eşyadan, masaj yapmada kullandığı aletlere, sıhhi malzemelerden; kullandığı kaleme, çantasından; evindeki dekorasyon malzemelerine kadar gereksinim duyacağı malzemeleri organik olarak tüketmek istediği bir ortamda ve pazarda bu gerçekleri iyi görmek ve değerlendirmek gerekmektedir. Günümüzde insanlar kendi beslenmelerinin organik ürünlerden oluşmasını istemenin yanında, gıda dışı olarak kullandığı her çeşit araç ve gerecin de doğayı kirletmeyen ve tahrip etmeyen metotlarla üretildiğinden emin olmak istemektedirler. Bu dinamiklerden gerek üretici, gerek işadamı ve gerekse tüketici olarak iyi faydalanmak gerekmektedir.

 Ülkemizde, dünyada talep edilen birçok gıda dışı organik ürünü üretmek ve ticaretini yapmak mümkündür. Ancak ülkemizde üretilen bu sağlıklı ürünleri en az alıcı ülkelerde kullananlar kadar kendi insanımızın da kullanma şansının olması gerektiği unutulmamalı, bu amaçla dış piyasa kadar iç piyasa üzerinde de dikkatle durulmalıdır. İç pazarın gelişimi, beraberinde artan rekabet nedeniyle organik ürünle konvansiyonel ürün arasındaki fiyat farkını azaltacaktır.

Sonraki bölüm >>>

Bu e-kitap Ekolojik Yaşam Derneği için Arca Atay ve Ertegün Sarı tarafından yazılmış ve Bursa Ticaret Odası tarafından basılmıştır. Her hakkı Ekolojik Yaşam Derneğine aittir.

Yazdır | Yorum Ekle






Üye Girişi
» Yeni Üye
» Şifremi Unuttum


Hakkımızda | Sipariş ve Teslimat | Sık Sorulan Sorular | Gizlilik Sözleşmesi | Bize Ulaşın | İş Birliği (B2B)